Çekirdek Aile Olmak ya da Olmamak

Günümüzde çekirdek aileler, özellikle batılı toplumlarda, istatistiksel olarak artış göstermiş olsa da bizim kültürümüz gibi sosyal ilişkilerin daha bağlı ve ekonomik ilişkilerin daha iç içe geçmiş olduğu toplumlarda, geniş aileler ya da farklı evlerde yaşamalarına rağmen sosyal olarak geniş aile özellikleri gösteren, ara formlarda aile biçimleri yaygınlık gösteriyor. Bu durumsa sosyal destek sisteminin büyüklüğü açısından bir avantajken, aile büyüklerinin diğer aile üyelerinin yaşam tarzı ve seçimlerine müdehalesi gibi bazı dezavantajları da içinde barındırıyor.

Çekirdek aile olmak istemek ya da büyük ailelerinizin bir parçası olarak bütüne katılmak istemek bir tercih meselesi. Bu aile tiplerinin hiçbiri diğerinden daha iyi ya da kötü değiller. Önemli olan sizin kişilik ve yaşam biçimlerinizin hangisine daha uyumlu olduğu ve partnerler olarak sizin bu konudaki istek ve ihtiyaçlarınızın birbiriyle örtüşüyor olması.

Geniş ailelerin çocuklarının kuracağı aile yapısı ile ilgili beklentilerini dolaylı şekilerde ifade edişleri genelde çiftlerin ailelerinin birbirleriyle tanışmaları itibariyle başlar. Gençlerin evlilik sürecini madden ve manen destekleyecek olan aileleri bu sürece olan müdehalelerinin dozuyla beklentilerini belli ederler. Kimi aile, evlilik çağındaki çocuklarını bir yetişkin olarak kabul edip onun ve partnerinin bağımsız kararlarını destekleme yolunu seçerken, kimi aileler ise çocuklarını hala kendi büyük ailelerinin bir ferdi olarak kabul ederek süreci yönetmek isteyebilirler. Bu tarz durumlarda ortaya çıkan gerilimlerle baş edebilmenin en temel yolu ise evlilik birliğini oluşturmaya karar verdikleri andan başlayarak çiftlerin bir takım gibi hareket etmesidir.

Çiftler seçimlerini ister çekirdek aile olmaktan yana kullansın, ister geniş aileye dahil olmaktan yana; bu birleşmenin yeni çift açısından sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesinin yolu; ne istediğini bilmekten ve takım olmaktan geçer. Süreci dışarıdan görebilen, nasıl bir aile yapısına sahip olmak istediklerine dair bir tercihleri olan çiftler bu süreçte, ailelerinin beklentileri doğrultusunda istemsizce sürüklenmekten kurtulabilirler ve süreci kendileri yönetebilirler.

Bu seçim aslında bir yaşam tarzı seçimidir ve ailenin sınırlarını belirler. Sınırları olmayan herhangi bir şeyin diğer şeylerden ayrışması nasıl mümkün değilse, aynı durum bireyler ve çiftler için de geçerlidir. Bireylerin kendilerini bağımsız olarak var edip, kendileri olarak partneriyle bir ilişki kurması gibi, evlilik kurumunda da çiftler öncelikle bir çift olarak var olup, bir çift olarak büyük ailelerine dahil olduklarında evliliklerine iyi bir başlangıç yapmış olur.

Evlenecek bireylerin partnerleriyle değilde, kendi köken ailelerinden birisiyle klikler oluşturduğu durumlar; dünür problemleri, gelin-kaynana problemleri, elti-görümce problemleri gibi bir çok farklı kombinasyonda sık sık karşımıza gelir. Hiç bir kazananı olmayan bu ilişki yumağının içine girmek ise, uzun vadede eşlerin birbirlerine olan güvenini zedeleyerek evlilik birliğini temelinden sarsabilir. Siz siz olun, takım olun!

 

Aslı Dağdelen

Aile Danışmanı